Anjiyo nedir?

Anjiyokardiografi sözcüğünün kısaltılması olan anjiyo, damar sertliği hastalığının belirtileri ortaya çıktığı zaman veya kalp krizi gibi damar tıkanıklığına bağlı durumlarda damarların görüntülenmesi olarak uygulanan bir tetkik yöntemidir.

Halk arasında damar sertliği olarak bilinen koroner arter hastalığından şüphe duyulduğunda ya da hastalığın belirtileri ortaya çıktığında bu damarları görüntülemek için kullandığımız bir yöntemdir. En sık görülen, hastalığı işaret eden belirti göğüs ağrısıdır.

Kalp damar hastalıkları zamanında fark edilip gerekli önlemler alınmazsa, damar tıkanıklığına ve bunun neticesinde de kalp krizine ve ölümcül ritim neden olabilmektedir. Kalp damar hastalıklarındaki en önemli konu hastaların kalp krizi geçirmesine engel olmaktır.

Çünkü kalp krizleri, ilk saatlerde çoğunlukla ölüme neden olan ritim bozukluklarına yol açtıkları gibi, kalpte tıkanan damarın beslediği bölgenin hasar görmesine ve o bölgenin çalışamamasına neden olmaktadır.

Anjiyo hangi durumlarda yapılır?

Damarın görüntülenmesi ve buna bağlı olarak nasıl bir tedavi yönteminin belirleneceği anlamına gelmekte olan anjiyonun her zaman değil sadece belli durumlarda yapıldığını görebiliyoruz. Özellikle hastada şiddetli göğüs ağrısının bulunması, kalp krizi geçirmiş olması ya da girişimsel olmayan testlerde hastada koroner darlık belirtilerinin bulunması durumunda koroner anjiyo yapılması söz konusu olmaktadır.

anjiyo

Bu rahatsızlıkların yanı sıra;

• Efor testi pozitif sonuçlanan hastalarda
• EKO çekimlerinde kalp kasılması sorunu bulunan hastalarda
• Talyum testi sırasında koroner arter hastalığı şüphesi teşhis edilen hastalarda
• Bilgisayarlı anjiyosu şüpheli olan
• Hastalarda kapak hastalığı bulunan hastalarda
• Önemli bir ameliyat geçirmesi gereken 40 yaşın üstündeki hastalarda
• Bypass olan kişilerde ameliyatın 5 yıl sonrasında kontrol amaçlı olarak
• Kalp dışından önemli bir ameliyat geçirmesi gereken şeker hastalarında
• Daha önce stent takılmış olan kişilerde ameliyattan 6 ay sonra kontrol için yapılması gerekir.

Anjiyo’nun riskleri nelerdir?

Anjiyografi işleminin tüm tıbbi girişimlerde olduğu gibi riskleri vardır; ancak bu risk, teknolojik gelişmeler ve sahip olunan büyük deneyimler sonucu son derece düşüktür. Ölüm, kalp krizi, felç gibi önemli komplikasyonların (istenmeyen olay) oranı 5/10.000 ile 1/1000 arasındadır.

Ancak unutulmamalıdır ki kalp damarlarındaki teşhis edilmemiş ve dolayısı ile tedavisi yapılamamış darlıkların hastaya getireceği risk, anjiyografinin riskinin çok daha üzerindedir. Koroner anjiyografi için hastaneye yatmak gereklidir.

Yatıştan sonra hastalığınız ile ilgili dosya hazırlanacak, muayene edildikten sonra gerekli olan tetkikler yapılacaktır. Daha sonra, yapılacak olan işleme engel olan durumunuz yoksa işlemi kabul ettiğinizi bildiren formu imzaladıktan sonra koroner anjiyografi laboratuarına alınacaksınız.

Anjiyo nasıl yapılır?

Koroner anjiyografide kalp damarlarına ulaşmak için çoğunlukla sağ kasık atardamarı (bazen kol) kullanılır. Bunun için burası iğne ile uyuşturulur ve damar içine daha sonra çıkarılmak üzere bir plastik kılıf yerleştirilir. Bu işlem sırasında hasta bazen hafif bir sızı duyabilir. Hastanın tüm işlem süresi boyunca duyduğu sıkıntı budur.

Bundan sonraki bölümde hasta herhangi bir şey hissetmez. Daha sonra, adına kateter denilen yaklaşık 2 mm çapında içi boş borucuklar (resim), plastik kılıf yolu ile kalbin damarlarının ağızlarına yerleştirilir ve bu borucuklardan damarları röntgen altında görünür hale getiren özel bir madde (kontrast madde) verilir ve değişik açılardan damarların görüntüleri alınır.

Son eklenenler

say